top of page
Ara
  • Yazarın fotoğrafımelisamakyildiz

Motivasyon

Tam şu an bu yazıyı yazarken, gecenin sessizliği etrafı sarmış, bulutlar hızlıca ilerliyor ve tüm gökyüzünü kaplıyor. Bulutlara bakarken aslında ne kadar özgür olduğumuz fakat bir o kadar da özgür olmadığımız aklıma geldi. Bir düşünsenize, dünyada 8 milyara yakın insan var. Ama herkes farklı. Hiçbirimiz aynı değiliz. Bazılarımızın huyları ve tipleri birbirine benzese de asla birebir aynı değiliz. Hayat aslında bize verilen bir ödül mü? Peki ya hediye mi? Ya da belki de bir ceza. Çoğumuz diyor ki yaşayıp gidiyoruz işte niye kafaya takıyorsun? Ama aklım sürekli yeni yeni fikirler ve düşünceler üretiyor hayat hakkında. Düşünmeden duramıyorum. Bu blog sitesini de fikirlerimi, düşüncelerimi ve duygularımı sizinle paylaşmak ve sizden de fikirler alıp gerek bakış açımı değiştirmek gerekse yeni şeyler öğrenmek için açtım aslında. Bu yazıyı yazma gereği duydum çünkü bazıları bu blog işlerini çok saçma buluyor. Siz de haklısınız tabi. İnsan bu kadar düşünmeyince ve bu konulara benim kadar kafa yormayınca saçma gelebiliyor. Ama ben başladığım işe ve attığım bu adıma yürüyerek değil koşarak devam edeceğim. Çünkü karşınızda yüz kişi de dursa ve siz tek başınıza kalsanız da bildiğinizden ve size doğru gelenden asla vazgeçmeyin ve şaşmayın. Üniversite koridorlarında insanlarla karşılaşıyorum, yazdıklarıma devam etmemi ve asla vazgeçmememi söylüyorlar. Size bence bu hayattaki en önemli sorulardan birini soruyorum, hazırsanız tabi. Sizin bu hayattaki amacınız ne ve ne için yaşıyorsunuz? Bana kalırsa hepimizin dünyaya gelmesinin bir sebebi var ve o sebebi gerçekleştirdiğimizde asıl huzura ulaşacağız. Şu an bir düşünün. Huzurlu musunuz? Bakın mutlu musunuz diye sormuyorum. Huzurlu musunuz cidden bir düşünün. Hayatınıza bakın, çevrenizdekilere, dostum sandıklarınıza ve gerçek dostlarınıza, ailenize, yaşam biçiminize kısaca her şeye bir bakın ve düşünün. Kendinize huzurlu muyum diye sorduğunuzda muhtemelen çoğumuz değilim diye cevaplayacaktır fakat bunu dile getirmiyoruz ya da getiremiyoruz. Topluluğa uymak, insanlar tarafından yapılan psikolojik baskı, ait olma isteği, kabul edilme isteği vb. Kendinize tam şu an itiraf edin. Eğer huzurlu değilim diye düşünüyorsanız, hayatınızı değiştirin. O nasıl olacak hayatım bir düzen içinde dediğinizi hisseder gibiyim. O düzeni bozun. Rutinlerinizi bir kenara bırakın. Her gün eve giderken o geçtiğiniz sokaktan bugün geçmeyin, onun yerine bir arka sokaktan dolana dolana geçin. Her akşam eve geldiğinizde koltuğun üzerine attığınız o ceketi gidin bir askıya asın. Çıkın rutinlerden. Farkında mısınız bilmiyorum ama hayatımız hep aynı şekilde ilerlemeye başladı. Her gün okula ya da işe git, arkadaşlarla bir kafede kahve iç, eve gel, yemek ye, duş al, uyu. Her gün aynı şeyler aynı insanlar aynı aynı aynı… Siz de sıkılmadınız mı artık bundan? Başlayacağınız o diyete artık başlayın ve o hiç gelmeyecek olan çıkmaz ayın son pazartesisini beklemeyin. Hepimizin hayalleri var. Kaç yaşınızda olursanız olun hayallerinizin peşinden gidin. İstediğiniz ama ertelediğiniz her şeyi şu an bu yazıyı okuduktan hemen sonra yapmaya başlayın ya da o şeyi yapmak için hazırlıklara başlayın. Şunu unutmayın ki hiçbir şey için geç değil. Hayatın hangi evresinde olursanız olun, asla geç kalmadınız. Anın tadını çıkarın, sevdiklerinize onları sevdiğinizi söyleyin, pes etmeyin çünkü aslında sizde biliyorsunuz ki çok güçlüsünüz. Son olarak da bir yerde okuduğum sözle motivasyon yazımı tamamlıyorum. Bugün kalan hayatınızın ilk günü. Dolu dolu yaşayın…


60 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

コメント


Yazı: Blog2_Post
bottom of page