top of page
Ara
  • Yazarın fotoğrafımelisamakyildiz

Can Sıkıntısıyla Baş Edebilmek

Hani bazen içimizde bir his olur ya, böyle kalbimiz sıkışıyormuş gibi, sanki nefes alamıyormuşuz gibi gelir bize. Bu hissin arada gelmesi gayet normaldir. Hepimize olur. Adeta kalbimizde koca bir fil oturuyormuş gibi. Arada böyle hissettiğiniz zamanlar oluyorsa sakın endişelenmeyin, çünkü yalnız değilsiniz. Mesela size bir örnek vereyim. Bugün gayet güzel uyandım, tatlı bir kafeye geldim, sıcak havalarda çok iyi gelen buzlu lattemi içmeye başladım. Her şey gayet mükemmel gidiyordu. Tam bilgisayarın başına oturdum. Aklıma müthiş fikirler geliyordu ve yazmak için sabırsızlanıyordum. Derken “tak” diye birden o koca fil kalbime oturdu. İçim sıkışıyor, kalbim daralıyor, nefes alamıyorum gibi geliyordu. Sonra yazmak istediğim her şey, aklıma gelen o müthiş fikirler birden uçup gitti. Ve ben öylece kalakaldım. Ne kitap okuyabiliyordum, ne yazılarımı yazabiliyordum, ne de istediğim uğraşlarımı yapabiliyordum. Bir anlık sanki hayat benim için durmuş ve gün bitmiş gibiydi. Bu can sıkıntısı yüzünden sanki içimde fırtınalar kopuyor, şimşekler çakıyor ve deli gibi yağmurla karışık dolu yağıyordu. Ama sonra kendimi toparlamaya çalıştım. İlk yaptığım hareket annemi aramak oldu. Beni bu hayatta rahatlatabilecek bir kişi varsa o da annemdir diye düşündüm. Fakat telefonda konuştuktan sonra yine pek rahatlamış hissetmedim. Sanki elimdeki tek fırsatı kullanamamış gibiydim. Hala aynı hisler içindeydim. Fakat sonra kendi kendime konuşmaya başladım. “Melisacım, bu sadece sana özel bir durum değil, herkes yaşayabilir. Gayet normal. İyisin bir şeyin yok, ve her şeyin geçtiği gibi bu da geçecek, şimdi sevdiğin bir uğraşa odaklan, ve yapmaya başla. Mesela yazı yazmak! En sevdiğin aktivite bu. Neyle ilgili istersen bir konu seç ve yazmaya başla. İnan ki rahatlayacaksın.” Bir yanım içimden kendime bu sözleri söylerken sanki şeytan gibi olan diğer yanım ise şu sözleri söylüyordu: “Bu sadece sana oluyor Melisa. Koca dünyada bir tek sana. Yazı yazmayı dene bakalım yazabilecek misin? Ben söyleyeyim tabi ki de yazamayacaksın. Bu durumdan çıkış yok. Hep böyle kalacaksın.” Aklı başında bir insanın yapması gerekeni yapıp şeytan tarafımı hiç takmamaya çalıştım ve bana güzel sözler söyleyen tarafımın dediklerini yapmaya başladım. Ve ortaya böyle bir yazı çıktı. Sonuç ne oldu peki? Dezavantajlı bir durumumu avantaja çevirmiş oldum. Evet istediğim konu hakkında yazamadım ama en azından bambaşka belki de aklıma hiç gelmeyecek bir konuda yazı yazdım. Size başımdan geçen bu durumu anlatmamın bir sebebi var. Bu konu şuraya bağlanıyor. Arada canınız gerçekten çok sıkkın olabilir, nedenini bilmediğiniz bir kalp sıkışması, nefes alamama, daralma durumlarının olması gayet normaldir. Tabi bu bahsettiklerim fiziksel değil ruhsal olan durumlardır. Sadece şunu unutmayın ki, bunları yaşamak, bu şekilde hissetmek gayet normaldir. Arada sırada hepimize olur. Ve en önemlisi, bu sonsuza kadar sürmez. Her şeyin zamanla geçtiği gibi, bu durum da biraz sürdükten sonra geçecektir. Asla geçmeyecek hep böyle kalacak duygusuna kapılsanız da, eninde sonunda geçeceğini sizde gayet iyi biliyorsunuz. Bu durumdayken size tavsiyem sevdiğiniz bir aktivite bulup ona odaklanın. Hepimizin kendimizi rahatlatacak bir uğraşı vardır elbet. Uğraşlar derken şunları kastediyorum: Resim çizmek, kitap okumak, benim gibi yazı yazarak içini dökmek, spor yapmak vb. bir sürü örnek sıralayabiliriz. Evet biliyorum o ruh halinde olunca bunları yapmak çok zor oluyor. Özellikle de odaklanmak. Ama merak etmeyin ilk adımı atınca gerisi geliyor. İlk adımda başlamak. Başlamak yolun yarısı, diğer yarısını düzgün ilerletmek de sizin elinizde. Zihninizi ve bedeninizi rahatlatın. İnanın ki çok iyi gelecek…


33 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Comments


Yazı: Blog2_Post
bottom of page